Anonim Şirket Küçük Ortaklarının Hakları

Ticaret dünyasında şirketlerin küçük sermayederlerinin hukuki durumu çoğu zaman büyük sorunlara yol açmaktadır. Küçük ortağın şirkete koymuş olduğu sermayeye karşın büyük ölçüde şirketten dışlandığı ya da şirket ile olan bağının engellendiği durumlara uygulamada sıkça rastlanılmaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirkette yer alan küçük sermayederlerin hukuki hak ve yetkileri daha geniş bir açıdan düzenlenmiş ve bu ortakların şirketten dışlanmalarının önüne geçilmek hedeflenmiştir.

1.Genel Kurula Katılma Hakkı

Şirket ortağının, ortaklık haklarını kullanabilmesi için şirketin genel kuruluna katılma hakkı bulunmaktadır. Ortak, bu hakkı kendisi bizzat kullanabileceği gibi, başka bir ortağı veya ortak olmayan bir kişiyi de temsilci olarak görevlendirerek genel kurulda kendisini temsil ettirebilir. Atanacak temsilcinin ortak olması zorunluluğu getiren esas sözleşme hükümleri de geçersizdir.

2.Oy Hakkı

Şirket ortağının en doğal hakkı da genel kuruda oy kullanma hakkıdır. Ortakların oy hakları, ortaklık payının toplam itibari değeriyle orantılı olarak hesaplanarak kullandırılır. Sadece bir paya sahip olan ortağın az bir oy hakkı bulunmaktadır.

Şirket ortağı kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Yine aynı doğrultuda Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Bu itibarla büyük ortakların yönetim yetkisini aldığı şirketlerde yönetimde bulunmayan küçük ortaklar yönetim kurulunun ibrasında daha büyük bir yetkiye kavuşmaktadırlar.

3.Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca şirkete ait finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmak zorundadır. Finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde ortakların bilgi edinmelerine açık tutulur. Her ortak, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.

Şirketin her ortağı genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, şirketin bağlı şirketlerini de kapsamaktadır. Ortağa verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmak zorundadır.

Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. Ancak gerekçesiz ve keyfi olarak talebin reddedilmesi mümkün değildir. Değerlendirme yapılırken 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi hükmü de dikkate alınmalıdır.

Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, ortağın sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme ortak tarafından bizzat yapılabileceği gibi bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.

Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve gereği gibi bilgi alamayan ortak, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra mahkemeye başvurabilir. Mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonucunda bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerecek şekilde karar verilir.

4.Özel Denetim İsteme Hakkı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen özel denetim isteme hakkı her ortağa tanınmıştır. Her ortak ortaklık haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.

Bu talep uyarınca genel kurul tarafından verilecek karara göre ortağın durumu da etkilenmektedir. Buna göre genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir ortak otuz gün içinde, mahkemeye başvurarak bir özel denetçi atanmasını isteyebilecektir.

Ancak genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sadece; sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan ortaklar veya ortaklık paylarının itibari değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan ortaklar üç ay içinde mahkemeden özel denetçi atamasını isteyebilir.

Genel kurul tarafından talebin reddi halinde, yasada belirtilen ortaklardan daha küçük pay oranına sahip ortakların mahkemeye başvuru hakkı bulunmamaktadır.

Dilekçe sahibi ortağın veya ortakların ancak kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanabilecektir.

5.Genel Kurul Kararların İptalini Talep Etme Hakkı

Genel Kurul toplantısında hazır bulunan, karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten her bir ortak ile Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren ortaklar, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarının iptali istemi ile karar tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye başvurabilirler.

Yazar: Av. Arda AŞIK

1984 İstanbul doğumlu olan Arda Aşık, 2007 yılında Bursa Barosuna kayıt olarak Avukatlık görevini sürdürmektedir. Sağlık Hukuku, İdare Hukuku, Türki Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku ve İş Hukuku alanlarında danışmanlık görevlerini sürdüren Arda Aşık, düzenlenen panel ve kongrelerde sağlık hukuku alanında eğitim vermektedır. Türk Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Türk Ticaret Hukuku ve Vergi Hukuku alanlarında dava ve uyuşmazlık çözümü hizmetlerini sürdürmektedir.