Bilgisayar Programlarının Hukuki Niteliği ve Tanıdığı Haklar

Teknolojinin ilerlemesi ve bilişim sektörünün büyümesinin doğal sonucu olarak bilgisayar programı ürünlerinin hukuken düzenlenmesi bir ihtiyaç olarak doğmuştur. Ulusal ve uluslararası hukukta bilgisayar programlarının fikir eseri olarak düzenlenmesi genel kabul görmüştür.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile; sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri eser olarak nitelendirilmiştir. Avrupa Birliği müktesebatına uyum süreci ile 1995 yılında bilgisayar programları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda kendisine yazılı eserler arasında yer bulmuştur.

Yasa uyarınca, bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları, bilgisayar programı olarak nitelendirilmiştir.

Tanımda geçen her bilgisayar programı yasanın koruma kapsamında kalmamaktadır. Yasanın koruma kapsamına alınabilmek için eserin sahibinin hususiyeti şartını taşıması gerekmektedir. Hususiyet fikri ürünün, korunmasında özellik arz eder ve esere diğer ürünlerden ayırt edicilik kazandırır.

Eser sahibine eserine ilişkin olarak tanınan iki türlü hak bulunmaktadır; i) tamamen parasal karakterli mali haklar ve ii) eserin yapısı, sunumu, ismi, yazarın onuru ve itibari ile ilgili olan manevi haklar.

  1. Mali Haklar

Mali haklar yasada; i) İşleme hakkı, ii) Çoğaltma Hakkı, iii) Yayma Hakkı, İv) Temsil Hakkı ve v) d) İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim Hakkı olarak düzenlenmiştir. Bilgisayar programının söz konusu mali haklarını kullanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine tanınmıştır.

Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları çoğaltama eylemi kapsamında kalmaktadır. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsamaktadır.

Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Aynı nitelikte, eser sahibinin izniyle yurt dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı da eser sahibine aittir.

Bir eserden, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak çeşitli aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

  1. Manevi Haklar

Eserin kamuya sunumu, yayınlanması veya herhangi bir şekilde alenileştirilmesi umuma arz olarak nitelendirilmektedir ve eser sahibinin münhasır hakkı kapsamındadır. Yazarın kontrol edebileceği çevresine eserin yayılması bu kapsam niteliğinde olmayıp önemli olan kıstas eser sahibinin kontrolü dışında bir kitleye eserin yayılmasıdır. Eser sahibi tarafından eserin umuma arzı için yetki verilmesi mümkündür. Ancak mali hakların devredilmesinin yanında umuma arz yetkisi verilmemiş olması çoğaltma veya yayma eylemlerinin umuma arzı da kapsadığı dikkate alındığında manevi hak ihlali oluşturacaktır.

Eser sahibinin eserde ismi veya takma isim ile veya isimsiz olarak umuma arzetme ve yayınlama hakkı, eser sahibine münhasıran tanınan en önemli manevi haklardandır. Zira isim ile eser sahibi arasında bağlantı kurularak hak sahipliği karinesinden, ispat kolaylığından yararlanma ve eser sahibi olarak bilinme sonuçlarını doğurmaktadır. Eser için mali hak devralanların isim bakımından herhangi bir tasarrufta bulunması mümkün değildir. Serbest yararlanma hakkı kullanılırken de eserle birlikte eser sahibinin isminin gösterilmesi gereklidir. Ortak eser bakımından ise tüm eser sahiplerinin isimlerinin gösterilmesi zorunludur.

Eser şekil ve içerdiği unsurlar ile bir bütünü oluşturur. Eser sahibine de eserin bu bütünlüğünün korunması bakımından yetkiler tanınmıştır. Bu hak kapsamında eser sahibi, eserde değişiklikler yapabileceği gibi eserin belli kısımlarını çıkartabilir. Aynı kapsamda eserin ismi de eser sahibinin manevi hakkı kapsamındadır. Eserin bütünlüğünün korunması kapsamındaki bu haklar münhasıran eser sahibine aittir. Zira bu hak kapsamında eser sahibinin itibarı korunmaktadır. Ancak 5846 sayılı yasa uyarınca, eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işliyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlıyan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da yapabilecektir.

Eser sahibi, gerekli durumlarda, aslın maliki ve zilyedinden, eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme hakkına sahiptir. Bu durumda aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir, ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez.

  1. Son Kullanıcıya Tanınan Haklar

Bilgisayar programları hakkında, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez.

Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez.

Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir.

Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların araişlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kodun çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası; 1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi, 2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması, 3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması halinde serbesttir:

Yazar: Av. Arda AŞIK

1984 İstanbul doğumlu olan Arda Aşık, 2007 yılında Bursa Barosuna kayıt olarak Avukatlık görevini sürdürmektedir. Sağlık Hukuku, İdare Hukuku, Türki Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku ve İş Hukuku alanlarında danışmanlık görevlerini sürdüren Arda Aşık, düzenlenen panel ve kongrelerde sağlık hukuku alanında eğitim vermektedır. Türk Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Türk Ticaret Hukuku ve Vergi Hukuku alanlarında dava ve uyuşmazlık çözümü hizmetlerini sürdürmektedir.