Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Sağlık Hizmetleri

Türkiye almış olduğu yoğun yabancı göçü neticesinde sağlık sisteminde yaşanan en büyük sorun, geçici olarak gelen göçmenlerin sağlık hizmetinden yararlanması haline geldi. Özellikle kendi vatandaşlarına verilen sağlık hizmetinin yoğunluğu dikkate alındığında göçmenlerin getirmiş olduğu yük sağlık sistemi açısından bir kambur halini aldı. Birçok ilde yurtdışından gelen göçmenlerin sağlık hizmetlerinin aile hekimleri tarafından sağlanacağına ilişkin düzenlemeler yapıldı. Ancak bu düzenlemeler yasalara uygun değil.

Bilindiği üzere 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 2. maddesi uyarınca aile hekimlerinin görevi kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini sunmak olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte gerek aile hekimlerine yapılan ödemeler ve gerekse de Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesi ile düzenlenen yetki ve görevler dikkate alındığında aile hekiminin bu görevinin kendisine kayıtlı olan kişiler hakkında olduğu açık olarak görülmektedir.

Geçici koruma altında olan yabancılar hakkında ise öncelikle Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 09.09.2013 tarih ve 12816 sayılı yazısı ile verilecek tedavi hizmetlerinin Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca faturalandırılması gerektiği düzenlenmiştir. Akabinde yürürlüğe giren 22.10.2014 tarih ve 29153 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 27. maddesi ile sağlık hizmetlerinin, geçici barınma merkezlerinin içinde ve dışında Sağlık Bakanlığının kontrolü ve sorumluluğunda yapılacağı veya yaptırılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Sağlık Bakanlığı Acil Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 25.03.2015 tarihli ve 2875 sayılı Geçici Koruma Altına Alınanlar Hakkında Verilecek Sağlık Hizmetlerine Dair Esaslar’ın 6. maddesi ile; “Geçici korunanlar;

a) Geçici barınma merkezlerinde kurulan sağlık merkezlerinden,

b) Bakanlık ye bağlı kuruluşlarına ait sağlık hizmeti sunucularından,

c) Üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden,

ç) Özel hastanelerden,

d) Vakıf veya dernekler tarafından gönüllü olarak yerilen sağlık hizmetlerinden, faydalanabilir.

(2) Geçici korunanların sağlık hizmetini ikamet adresinin bulunduğu illerde almaları esastır. Geçici korunanların, sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için öncelikle birinci basamak sağlık hizmeti yermekte olan bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekir. Birinci basamak sağlık kuruluşuna başvurulmadan Bakanlık bağlı kuruluşlarına ait ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına doğrudan başvurulamaz. Birinci basamak sağlık kuruluşunca gerekli görülmesi halinde, Bakanlık bağlı kuruluşlarına ait ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşuna sevk yapılabilir.

(6) Geçici korunanların ikamet adresinin bulunduğu ilde tedavilerinin yapılamaması halinde, hasta tedavisinin yapılacağı uygun olan ve öncelikle en yakın ilden başlamak üzere diğer illerdeki sağlık kuruluşlarına sevkleri 112 Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda yapılır. Ayakta teşhis ve/veya tedavi iyin sevk edilecek geçici korunanlar, 112 Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda sevk usulüne tabi değildir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Ayın Yönergenin 8. maddesi ile de birinci basamak sağlık hizmetleri; “(I) Geçici korunanlara birinci basamak sağlık hizmetleri Halk Sağlığı Müdürlüğünce verilir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordinasyon da Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından sağlanır. Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından verilen birinci basamak sağlık hizmetleri konusunda, yazılı olarak ya da elektronik ortamda aylık dönemler halinde Müdürlüğe bilgi verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere ilgili Yönergenin 6. maddesi ile geçici koruma altındaki yabancılara sağlık hizmetlerinin sunulmasında aile hekimleri yetkili kılınmamıştır. Bununla birlikte aynı yönergenin 8. maddesi ile birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulması noktasında Halk Sağlığı Müdürlüğü yetkili kılınmıştır. Bilindiği üzere aile hekimleri 11.10.2011 tarihli ye 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun taşra teşkilatı arasında sayılmamaktadır.

Bununla birlikte 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi ile; “Aile hekimliği hizmetleri dışında kalan birinci basamak sağlık hizmetleri toplum sağlığı merkezleri tarafından verilir ve bu merkezlerin organizasyonu, kadroları, görevleri ile çalışma usul ve esasları Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenir. Yabancılar hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan hüküm doğrultusunda aile hekimlerinin görev alanına girmeyen birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulmasında Toplum Sağlığı Merkezlerinin görevli olduğu ve bu Merkezlerin Halk Sağlığı Müdürlüğünün taşra teşkilatı kapsamında kaldığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasa hükümleri çerçevesinde geçici koruma altında olan yabancılara sunulacak birinci basamak sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde Halk Sağlığı Müdürlüklerinin ve bunların taşra teşkilatı olan Toplum Sağlığı Merkezlerinin görevli olduğu açık olarak düzenlenmiştir.

Bu itibarla geçici koruma altında olan yabancıların birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulması hakkında aile hekimlerine görev yükleyen tüm işlemler Anayasanın 128. maddesi doğrultusunda yukarıda yer verilen yasa hükümleri kapsamında hukuka ve yasaya açık olarak aykırıdır.

Bu doğrultuda tesis edilen işlemlere karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca tebliğ veya ilan tarihinden itibaren altmış gün içerisinde ilgili İdare Mahkemesi nezdinde iptal davası açılması gerekmektedir.

Yazar: Av. Arda AŞIK

1984 İstanbul doğumlu olan Arda Aşık, 2007 yılında Bursa Barosuna kayıt olarak Avukatlık görevini sürdürmektedir. Sağlık Hukuku, İdare Hukuku, Türki Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku ve İş Hukuku alanlarında danışmanlık görevlerini sürdüren Arda Aşık, düzenlenen panel ve kongrelerde sağlık hukuku alanında eğitim vermektedır. Türk Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Türk Ticaret Hukuku ve Vergi Hukuku alanlarında dava ve uyuşmazlık çözümü hizmetlerini sürdürmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir