İnternet Ortamında Haksız Rekabet

Haksız rekabet çeşitli yasalar ile düzenlenmiş olmakla birlikte genel anlamda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile düzenlenmiştir. TTK uyarınca rekabetin amacının “tüm katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtilmiştir. Madde metninde yer verilen “tüm katılanlar” ifadesi ile rakipler arası ilişkilerin yanı sıra, tedarikçiler ve müşterileriler arasındaki ilişkilerin haksız rejimi kapsamıma alınmış olduğu düzenlenmiştir.

TTK ile, 23 adet haksız rekabet hali 6 ana kategoride toplanmıştır;

1) Dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri ve diğer hukuka aykırı davranışlar,

2) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme,

3) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma,

4) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etme,

5) İş şartlarına uymama,

6) Dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartları kullanma.

Yasada örnekleme yolu ile en sık görülen haksız rekabet hallerine yer verilmiş ve dürüstlük kuralına aykırı davranış veya ticari uygulamaların yasada sayılı olanlar ile sınırlı olmayarak haksız rekabet rejimine tabi tutulması gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.

1.İstenmeyen E-Posta (Spam) Göndermek Suretiyle Haksız Rekabet

İstenmeyen elektronik posta “Spam” kişinin elektronik posta kutusuna isteği dışında gelen elektronik postaları ifade etmektedir. Spam yoluyla gönderilen reklamlar, istenmediği halde kişilerin gelen kutularını gereksiz yere doldurularak zaman kaybına sebep olmaktadır. Bunun da ötesinde Spam yoluyla gönderilen reklam, ilan, davetiye ve diğer pazarlama yöntemleri gerek tüketicilerin karar verme özgürlüğü açısından gerekse rakipler açısından rekabet ortamını olumsuz etkileyebilmektedir.

Saldırgan satış yöntemlerine ilişkin TTK ile müşterinin karar verme özgürlüğünü sınırlamak kriterine yer verilmiştir. Bu anlamda yasa ile her türlü saldırgan satış yönteminin yasaklanmış olmasına karşın özellikle müşteri açısından karar verme özgürlüğünü sınırlayıcı yoğunlukta bir eylem aranmaktadır. Bu doğrultuda Spam’in gönderme teknikleri, rakiplere ve tüketicilere karşı “özellikle saldırgan” başka bir deyişle “önemli olan saldırganlığın özellik taşıması ve muhatabını adeta köşeye sıkıştırması” şeklinde haksız bir ticari yöntem oluşturuyorsa haksız rekabet olarak değerlendirilebilecektir.

Spam ile gönderilen reklamlar gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalar bulundurduğu takdirde, bu reklam aldatıcı reklam olarak nitelendirilecek, haksız rekabet rejimine tabi tutulabilecektir. Bunun dışında Spam’in dürüstlük kurallarına aykırı olması halinde de yine haksız rekabet teşkil eden eylemden bahsedilebilecektir. Spam ile gönderilen reklamların aldatıcı nitelikte olması veya başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açıyorsa, bu durumda da Spam göndericisi aleyhine hukuki yollara başvurulabilecektir. Ayrıca Spam ile gönderilen reklam, karşılaştırmalı reklam oluşturursa, bu durumda da haksız rekabet teşkil eden eylemin varlığından bahsedilebilecektir.

2.Alan Adlarıyla İlgili Haksız Rekabet

Alan adı, internet sitesinin adı ve adresi olan teknolojik bir semboldür. Alan adı olmadan internet sitesine sadece IP adresiyle ulaşılabilir. Her bir alan adı, niteliği gereği kendisini diğer alan adlarından farklı kılmaktadır. Ticari işletmeler ve şirketler, reklam amacıyla markasını ya da işletme adını alan adı olarak seçtiği için, alan adlarının tanıtım işlevi olduğunu söylemek de mümkündür. Alan adlarının ayırt edici özelliğinin ve tanıtım işlevinin olması alan adları arasında uyuşmazlıklara yol açmaktadır.

Alan adlarıyla ilgili sorunlar, marka hakkı ihlalleri ya da herhangi bir ad veya ticari adın ihlali şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Bir alan adı, başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açıyorsa haksız rekabete konu olabilecektir. Zira, bir alan adının başkasına ait ticari isim veya ürünler ile karıştırılmasına yol açılması veya karıştırılma olasılığının bulunması halinde, bu alan adının kullanımı da haksız rekabetin oluşumuna sebebiyet verecektir. Karıştırılma veya karıştırılma olasılığı alan adının bütünü dikkate alınarak tespit edilmesi gerekmektedir. Alan adını oluşturan işaret ya da sözcükler dürüstlük kuralına aykırı reklam veya satış yöntemlerine sebebiyet verecek şekilde oluşturulursa haksız rekabet teşkil eden bir eylemin varlığından bahsedilebilecektir.

3.Reklam Bantları (Banner) ve Pop-Up Reklamlar Yoluyla Haksız Rekabet

Başkalarına ait internet sitelerinde yer alan ve bu sitelerde genellikle bir bar ya da buton kullanılarak yapılan reklam türüne reklam bantları “Banner” denir. Pop-up reklamlar ise, ilanlara dikkate çekmek için internet sayfasında kullanıcının önüne yeni pencerede beliren reklamlardır.

Bu reklamlar, TTK haksız rekabet hükümleri çerçevesinde karşılaştırmalı reklam ve aldatıcı reklam olarak değerlendirilebilecektir. Banner’da bulunan veya pop-up reklamlar başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açıyorsa veya başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırıyorsa haksız rekabete konu olabilecektir.

4.İlişim (Link) ve Çerçeveleme (Framing) Yoluyla Haksız Rekabet

Bir işletme, internet sitesinde reklam ya da mal ve hizmetlerini tanıtmak amacıyla başka sitelere bağlantılar verebilir. İlişim “Link”, başka bir internet sitesini açmak için kullanıcının tarayıcısını tanımlayan web sayfasının programında yer alan komuttur. Çerçeveleme “Framing” ile bir veya daha fazla farklı adresleri içeren unsurların bir web sayfasında görünmesine olanak sağlanır.

Çerçeveleme, genellikle tanıtım amacı ile web sayfalarında kullanıcıların ilgisini çekmek için kullanılan bir reklam metodudur. İnternet sitesinde yer alan bir link, hoş olmayan kullanımlar ile ilgili marka için kötü imaj oluşturabilir. Bu durum, dürüst olmayan, haksız ve hukuka aykırı bir davranış oluşturabilecektir.

Bir işletme, kendi internet sitesinde, doğrudan rakibi olan bir diğer işletmenin fiyatlarından söz ederek kendi mal ve hizmetleriyle karşılaştırsa, bu eylem haksız rekabet oluşturacaktır.

5.Yönlendirici Kod (Metatag) Yoluyla Haksız Rekabet

Yönlendirici kod, bir web sayfasının bazı yönlerini tanımlayan, HTML içinde yer alan bir kodlama deyimidir. Bir metin etiketi içinde sunulan bilgiyi ifade eden yönlendirici kodlar, internet kullanıcısının, internet sayfasında yer alan bilgiyi bulabileceği sayfaların indeksini oluşturan arama motorları tarafından kullanılır.

Yönlendirici kodlar, genel olarak üçüncü kişinin internet sitesiyle karışıklığa yol açıyorsa ya da bir başka işletmenin tanınmışlığından faydalanıyorsa, haksız rekabete yol açan bu yönlendirici kodlara karşı haksız rekabete ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Ayrıca, marka veya isim arama motorlarında sorgulandığı zaman, bu marka veya isim yönlendirici kod olarak kullanılıyorsa ya da bir internet sitesinin olası müşterilerini rakibin sitesinden uzaklaştırıp, yönlendirici kodu kullanan siteye yönlendiriliyorsa, bu eylemler de haksız rekabetin oluşumuna sebebiyet verebilecektir.

6.Adwords Reklamlar Yoluyla Haksız Rekabet

Adwords reklam sistemi, arama sonucu çıkan web sayfasında, reklam veren tarafından belirlenen anahtar kelime ve kelime gruplarının, arama motorunda aranması ile aynı reklam veren tarafından belirlenen tanıtıcı ibarelerin ve internet sitesine bağlı linkin bulunduğu reklamın, arama motorları tarafından reklam için ayrılan bölümünde gösterilmesi suretiyle gerçekleşen bir reklam metodudur.

Adwords reklamlar ile başkasının tescilli olmayan markası, işaretleri ve ticaret unvanı kullanılarak başkasının tanınmışlığından yararlanma veya gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunma söz konusu ise, bu reklamlar dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturabilecektir. Haksız rekabetin varlığının değerlendirmesinde özellikle kullanıcı nezdinde bırakılan izlenime dikkat edilmesi gerekmektedir. Yapılan reklamda kullanıcıda karışıklık yaratılmıyorsa haksız rekabetten bahsedilemeyecektir.

7.Sorumluluk

TTK’da özel olarak haksız rekabetin basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları aracılığıyla işlenmesi halleri düzenlenmiştir. Kademeli bir sistem ile sorumluları belirleyen yasal düzenleme kapsamında ilk adımda içerik ve ilan sahibine sorumluluk yüklenmektedir. İçerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıcılara sunulan her türlü veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.

İkinci adımda iletiyi bilişim aracına koyan veya koyduran kişi ve ilan servisi şefi bulunmaktadır. Ancak yasa gereği; 1) Birinci kademedeki içerik veya ilan sahibinin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı olarak ileti veya ilanın yayımlanması, 2) Birinci kademedeki kişilerin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılması, 3) İçerik veya ilan sahibinin meydana çıkarılmasının mümkün olmaması veya bu kişilere karşı Türk mahkemelerinde dava açılmasının mümkün olmaması hallerinin bulunması durumunda ikinci adımdaki sorumlulara yönelmek mümkündür.

Üçüncü adımda ise işletme veya kuruluş sahipleri yer almaktadır. Bu kişiler aleyhine ancak ikinci kademede bulunan kişilere ulaşılamaması yahut dava açılamaması halinde hukuki yollara başvurulabilecektir.

Maddede belirlenen sorumluluk hallerinde yer alan ikinci kademe ve üçüncü kademe için kusursuz sorumluluk hali benimsenmiştir. Ayrıca haksız rekabetin işlenmesinde kusuru olan kişinin herhangi bir sıra gözetilmeksizin sorumluluğuna başvurulması mümkündür. Hizmet sağlayıcılar açısından ise, haksız rekabet fiilinin iletimini başlatmamış, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmemiş veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse, hizmet sağlayıcılarının ilke olarak sorumlu olmayacakları TTK’da düzenlenmiştir.

Yazar: Av. Arda AŞIK

1984 İstanbul doğumlu olan Arda Aşık, 2007 yılında Bursa Barosuna kayıt olarak Avukatlık görevini sürdürmektedir. Sağlık Hukuku, İdare Hukuku, Türki Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku ve İş Hukuku alanlarında danışmanlık görevlerini sürdüren Arda Aşık, düzenlenen panel ve kongrelerde sağlık hukuku alanında eğitim vermektedır. Türk Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Türk Ticaret Hukuku ve Vergi Hukuku alanlarında dava ve uyuşmazlık çözümü hizmetlerini sürdürmektedir.