Pay Sahiplerinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

Anonim Şirketlerin nitelikleri gereğince çoğu zaman şirket pay sahipleri ile yöneticiler aynı kişiler olmayabilir. Özellikle kimi pay sahipleri daha küçük paya sahip olarak şirket işlemlerinde söz sahibi olma hakkına da sahip olamayabilirler. Yine aynı zamanda sadece yatırım amaçlı olarak pay sahipliği bulunan ve şirket yönetimi ile ilgilenmeyen pay sahipleri de bulunabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)ile Anonim Şirket pay sahiplerine şirketin idari ve finansal vaziyeti ile ilgili bilgi alma ve inceleme hakkı tanınmıştır.

1. Bilgi Akma Hakkı

Pay sahibinin haklarını bilinçli bir biçimde kullanabilmesi ve genel kurulda iradesini doğru verilerle kullanabilmesi amacına hizmet eden bilgi alma hakkının konusunu, yönetim ve denetim faaliyetleri içinde değerlendirilebilecek tüm işler ve işlemler oluşturur. Pay sahiplerinin şirketin faaliyetleri ve içinde bulunduğu finansal ve ekonomik durumdan haberdar olma ihtiyaçları ve yönetimin karar ve işlemleri ile şirket hesaplarının denetlenmesine ilişkin tüm hususlar ve faaliyet raporunun kapsamına giren mevcut ve geleceğe ilişkin personel politikası, yapısal değişiklikler ve organizasyon değişikliklerine ilişkin işletme stratejisi, araştırma ve geliştirme konuları bilgi alma hakkının kapsamında kabul edilir[1]. Bilgi alma hakkının konu bakımından bir sınırı olmadığı kabul edilmektedir[2].

Bilgi verme yükümlülüğünde olanlar şirket işlemleri ile ilgili olarak Şirket Yönetim Kurulu, denetim işleri ile ilgili olarak da Denetim Kurulu ya da Denetçilerdir.

Bilgi Alma Hakkının sınırı yine TTK’nın 437. Maddesi ile düzenlenmiş ve Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin gerekçesindeki açıklamalarda kabul edilmesi gereken ölçüt hakkında, Şirket sırrında, rakip bir şirketin bilmediği, öğrenmemesi gereken, şirketin zararına kullanabileceği, elde etmek için çalıştığı, peşinde olabileceği “bilgi” ölçüsü kabul edilebilir. Rakiplerin ulaşabileceği, çeşitli kaynaklar aracılığı ile elde edebileceği, verileri ve bilgileri kullanarak yorumlama/ değerleme ile çıkarabileceği bilgiler sır olamaz. Şirket menfaatlerinin zarara uğraması, şirket işletmesinin, bağlı şirketlerinin, müşteriler çevresinin, dağıtım kanallarının ve ilişkilerinin vs.’nin kayba uğraması veya bu nitelikte pek de uzak olmayan bir tehlikenin varlığı demektir. Zarar ile sadece malvarlığı zararı kastedilmemiştir.

Anılan düzenleme pay sahiplerinin bilgi alma hakkının sınırını belirlemektedir. Bilgi alma talebinin iletilmesi üzerinde Yönetim Kurulu veya Denetleme Kurulu/Denetçi tarafından talebin herhangi bir neden ile ya da gerekçesiz ve keyfi olarak reddedilmesi uygun olmayacaktır. Bu anlamda talebin değerlendirilmesinde mutlaka talep edilen bilginin paylaşılması durumunda “şirket sırrı” ve “korunmaya değer şirket menfaatleri” kriterlerine uygun bir değerlendirme yapılarak verilecek kararın gerekçelendirilmesi uygun olacaktır. Yapılacak değerlendirmede pay sahipleri arasındaki eşitlik ilkesine de dikkat edilmelidir. Yönetim Kurulu veya Denetleme Kurulu/Denetçi tarafından bir pay sahibine açıklanan herhangi bir bilginin diğer pay sahipleri hakkında açıklanmasından geri durulamayacağı açıktır. Diğer taraftan yine yetkili tarafından kamuoyu ile paylaşılan ya da faaliyet raporunda geçen herhangi bir bilginin de şirket sırrı olarak değerlendirilebilmesi olanaklı değildir. Bilginin “şirket sırrı” ya da “korunmaya değer şirket menfaatleri” kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi nesnel, objektif ve dar anlamda yapılmadı gerekecektir.

TTK’nın 437. Maddesi ile düzenlenen bilgi alma hakkı şirketin genel kurulunda talep edilebilir. Yasa metninde her ne kadar talebin genel kurulda iletileceği belirtilmiş ise de yetkili kurul tarafından kendisine yöneltlen talebin her zaman kabul edilmesi olanaklıdır. Herhangi bir pay sahibi tarafından daha önce genel kurul dışında bir konu ile ilgili bilgi verilmiş ise başka bir pay sahibi tarafından aynı konu hakkındaki bilgi talebinin aynı kapsam ve ayrıntıda cevaplanması zorunludur. Ancak genel kurul dışında verilen bilginin pay sahibine bu sıfatı ile verilmiş olması gerekir. Hisse sahibi olmasına karşın bilgi paylaşımının başka bir amaç ve sıfat ile paylaşılması durumunda bu kural uygulanmaz.

2. İnceleme Hakkı

TTK’nın 437. Maddesi uyarınca, şirkete ait finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Pay sahipleri genel kuruldan önce gündem ve şirketin durumu ile ilgili olarak inceleme imkanına kavuşur.

Finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.

Genel kurulda iletilen bilgi talebi kapsamında kalan şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının genel kurulun açık izni veya yönetim kurulu tarafından verilecek karar ile incelenmesi mümkündür. Bu takdirde yapılacak inceleme yalnızca bilgi talebi kapsamı ve konusu ile sınırlıdır. Yine izin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. Zira pay sahibi tarafından istenilen bilgi ve inceleme talebi belli mesleki uzmanlığı gerektirebileceğinden uzman marifeti ile yapılmayan incelemenin sonuç doğuramaması olasıdır.

3. Talebin Reddi

Pay sahibin bilgi alma ve inceleme hakkı, şirket esas sözleşmesi ile veya Genel Kurul, Yönetim Kurulu ya da herhangi bir kurul kararı ile sınırlandırılamaz ve ortadan kaldırılamazdır.

Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen veya gereği gibi bilgi alamayan pay sahibi, red kararını izleyen on gün içinde Mahkemeden bilgi verilmesine karar verilmesini isteyebilir. Mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonucunda bilgi alma veya inceleme hakkının kullandırılmamasının haklılığı değerlendirilerek aksi durumda bilgi verilmesine ya da inceleme yapılmasına dair karar verebilecektir.

[1] Prof.Dr.Oğuz Atalay, Anonı̇m Şı̇rketlerde Bı̇lgı̇ Alma Ve İnceleme Haklarının Mahkeme Aracılığıyla Kullanılması

[2] Kaya, s. 202, 235; Öztek, s. 305-306; Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), N. 1007; Usluel, s. 166.

Yazar: Av. Arda AŞIK

1984 İstanbul doğumlu olan Arda Aşık, 2007 yılında Bursa Barosuna kayıt olarak Avukatlık görevini sürdürmektedir. Sağlık Hukuku, İdare Hukuku, Türki Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku ve İş Hukuku alanlarında danışmanlık görevlerini sürdüren Arda Aşık, düzenlenen panel ve kongrelerde sağlık hukuku alanında eğitim vermektedır. Türk Borçlar Hukuku, İş Hukuku, Türk Ticaret Hukuku ve Vergi Hukuku alanlarında dava ve uyuşmazlık çözümü hizmetlerini sürdürmektedir.